MÜSLÜMAN KİMDİR ?

Kas 27th, 2011

Müslüman yalan
söylemez…
Müslüman söylediklerini inkâr etmez üstüne yatmaz…
Müslüman
kıvırtmaz…
Müslüman ikiyüzlü olmaz…

Müslüman kafir kefere takımıyla
ülkesi aleyhine işbirliği yapmaz…
Emperyalistlerin piyonu ve maşası
olmaz…
Müslümanlara saldırısında seyirci ve ortak olmaz…
Müslüman
tükürdüğünü yalamaz…
Müslüman namert olmaz…
Müslüman Müslüman’a kötü söz
söylemez..
Hakaret etmez…

Onur kırıcı davranmaz…
Müslüman
komşularıyla iyi geçinir…
Çevresine iyi ve samimi davranır…
Rabbena hep
bana demez…
Cenazelerde şov için tabut altına girmez…
Reytingi yapmak için
gözyaşı dökmez…
Puan toplamak için dini istismar etmez…
Kıldığı namazları
şovlu reklamlı halkın gözüne sokmaz…

Müslüman çalmaz, çaldırmaz, soymaz
soydurmaz…
Müslüman sülale boyu köşeyi dönmez…
Müslüman Karun gibi zengin
olmaz…
Gizli servet ve hesap sahibi olmaz…

Müslüman açık ve şeffaf
olur…
Neyi var, neyi yok ürkmeden, korkmadan açıklayacak temizlikte
olur…
Müslüman burnu büyük kasıntı olmaz…
Müslüman ne oldum diye kabarmaz,
ne olacağım diye bugünden geleceğini düşünür…
Müslüman hangi mevki ve makamda
olursa olsun:
Faşist olmaz…
Diktatör olmaz…
Baskıcı
olmaz…
Külhanbeyi kabadayı olmaz…

Müslüman kadirşinas ve “Ata”sına
saygılı olur…
Utanmaz, nankör olmaz…

Müslüman ülkesiyle, vatanıyla,
bizim ülkemizde Türklüğü ile gurur duyar…
Devletine sahip çıkar, kafir
kefere’nin önünde dimdik durur…

Müslüman hesap sorarken, kendi de hesap
verir…
Müslüman milletin vicdanını kanatan yolsuzlukları, soygunları
kapatmanın, örtbas etmenin baş mimarı olmaz…
Müslüman adalete, hakka hukuka
saygılı olur…
Müslüman kendisisin de bir gün hesap vereceğini
bilir…
Müslüman mevki ve makamların esiri ve küstahı olmaz…
Müslüman,
gizli, karanlık işlerin peşinden koşmaz…

Müslüman bu dünya işlerinde
yaptığı haksızlıklar, adaletsizlikler, baskılar, zulüm için öbür cihanda hesap
vereceğini iyi bilir…
Çalıp çırpmaktan, haksız yollardan sülale boyu zengin
olmaktan korkar…
Eşini dostunu, yakınlarını ve çevresindeki yalakaları,
haksız yollardan zengin etmenin kaynağı olmaz…

Müslüman Kur’an emri
gereği sürekli “kenz” (aşırı servet biriktirmesi) yapmaz “infak” yapar. Yani
aşırı servet sayılacak varlığını ihtiyaç sahiplerine dağıtır…
Müslüman önce
gerçek manada iyi insan olur.
Kötülüklerden ari kalır, ondan sonra ibadetinin
(namazının) mana ve önemi olur…

Müslüman gösteriş ve reklam için namaz
kılmaz.
Çıkar için gösterişli namaz kılanlar, Kur’an’ da ki “Maun” süresinin
ilgili ayetlerinde kendilerini bulurlar…
Kısaca….
Müslüman olmanın ve
Allah’ın sevgili kulu olmanın tek yolu,
Her hal ve koşulda,
Önce “adam
gibi adam” olmaktan geçer…

Bilmem anlatabildik mi?

Bu yazı, belli
kişi ve kişileri hedef olarak yazılmamıştır.
Ancak, alınanlar ve gocunanlar
olursa, o onların sorunu ve takdiridir…
İlanen
duyurulur…

Etiketler:

ARKANDAN NELER SÖYLEDİLER BİLİYOR MUSUN ?

Kas 10th, 2011

Arkandan neler söylediler merak ediyor musun?

İçkici dediler, kadın düşkünü dediler, dinsiz dediler, faşist dediler.

Son zamanların modası da diktatör Atatürk. Ülkeye öyle bir demokrasi getirmişsin ki sana diktatör diyebiliyor yani. İleri demokrasi…

Bunu söyleyen de bir kadın. Sen, Türk kadını ayaklar altında ezilmeye değil, omuzlar üstünde yükselmeye layıktır, demedin zaten… Savaşta da Nene Hatun… yanında değildi. Senin gibi diktatörle ne işi var Nene Hatun’un…

Arkandan neler yaptılar merak ediyor musun? Ülkenin temel kurumlarını sattılar. Limanlarına varasıya kadar… Sen, vatan toprağı kutsaldır, kaderine terke edilemez, demiştin. Kaderine terk etmediler, sattılar… Sen, ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türk’tü bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır, demiştin.

Şimdi yeni anayasa yapacaklar, Türklüğü anayasadan çıkarmaya çalışıyorlar. Türk Dil Kurumunu kurmuştun, Türkçenin yanına dil getirmeye çalışıyorlar. Şarkı yarışmasına bile İngilizce şarkı ile katılıyoruz, dediğin gibi çağa ayak uyduruyoruz.

Sen yurtta sulh cihanda sulh demiştin, şimdi haçlılar neredeyse biz oradayız.

Sen Libya’ya mücadele etmek için gitmiştin biz Fransız uçaklarından atılan bombalarla yaralananları getirmek için gittik. İnsanlıktan yanaymışız… Öyle diyorlar…

Milli ekonominin temeli ziraattır demiştin, Yunanistan ve ABD’den pamuk, Rusya’dan buğday, Fransa’dan arpa, Mısır’dan pirinç, Ukrayna’dan mısır, Sri Lanka’dan çay ithal ediyoruz çok şükür. Hayvancılığı geliştirmek için çiftlikler, veterinerlik fakülteleri kurdurmuştun, artık Avustralya’dan angus ithal ediyoruz. Et yesin halkımız değil mi? Yerli hayvan üreticisi mi? … O dün akşam satamadığı hayvanlar sebebiyle kendini yakmaya çalışıyordu…

Sen hayatta en hakiki en hakiki mürşit ilimdir, fendir demiştin, ASELSAN’da üç mühendis intihar etmiş. Milli çalışmalar yapan mühendisler…

Sen, yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye’nin istikbaline, kendi benliğine, millî an’anelerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir, demiştin, geçenlerde Milli Eğitim Bakanlığı görevlerinde değişiklik yaptı: Atatürk inkılap ve ilkelerine ve anayasada ifadesini bulan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan…” öğrenciler artık yetişmeyecek kusura bakma. Bu kısmı çıkardılar … Yeni yetişecek çocuklara küresel düzeyde rekabet etmeye yönelik bilgi ve beceriler aktaracağız. Milliyeti olmayan paracı gençlik yani…

Sen paradan haber ver Atam. Paranın milliyeti, dini olmaz… Sen, eğer bizim dinimiz akla, mantığa uygun bir din olmasaydı, mükemmel olmazdı, son din olmazdı, demiştin. Artık işlerimiz inşallahlar ile maşallahlar ile ilerliyor.

Dini anlayışımızı şu cümleler iyi özetliyor: Ölen madencilerimizin ardından; bu mesleğin kaderinde var, güzel öldüler. O konuda ben acı çekmediklerini ve fizik olarak da güzel öldüklerini buradan rahatlıkla söyleyebilirim.

Sen halkçılık ilkesinde kanun karşısında herkes eşit demiştin, bugün sınavlarda kopyalarla, atamalarda kayırmalarla bir gruba eşit davranılıyor. Eşitlik senin bildiğin gibi değilmiş kusura bakma Atam.

Sen eğitimde feda edilecek fert yoktur, demiştin. Her yıl değişen sınav sistemiyle feda etmediğimiz genç kalmadı çok şükür. Gençler sınav düşünmekten yorgun düştüler… Ülkemizdeki uyuşturucunun adı sınav oldu…

Sen, beni Türk hekimlerine emanet ediniz, demiştin. Biz yakında kendimizi yabancı doktorlara ve hemşirelere emanet edeceğiz. Ne yapalım doktor eksiği varmış…

Sen, bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz, demiştin. Yardım için Somali’ye sanatçı götürdüler geçenlerde. Kimleri götürdüler söylemek bile istemiyorum.

Ayasofya’yı camiden müzeye çevirdin diye seni dinsiz ilan edenler, Sümela’da ayin yapar oldu. Hain edip Yunanistan’a polis nezaretinde gönderdiğin papazın kemikleri İstanbul’a geldi, fener kilisesinin bahçesine gömüldü.

Sen Maden Tetkik Arama Enstitüsü kurup madenlerimizi değerlendirelim, demiştin. Kanadalı dostlarımız ilçemizde bakır madeni çıkarıyor. Herkes memnun, ilçe zenginleşti diyorlar. Basın milletin müşterek sesidir. Başlı başına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür, demiştin. Artık basın milletin değil ABD’nin, PKK’nın, cemaatin sesi oldu.

Ne mutlu Türküm diyene demek ırkçılık oldu. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir, demiştin. Artık Türk milleti yok, Türkiyelilik var… Alt kimlik, üst kimlik var… Çok şey var da… Şimdi fark ettim. Son cümlelerden senin ırkçı olduğun da ortaya çıktı… Biz seni iyi tanıyamamışız kusura bakma…

MURAT ERDEM

Etiketler:

60 YIL ÖNCEKİ GAZETELERDE KURBAN BAYRAMI

Kas 9th, 2011
 
60 yıl önceki gazetelerde bayram


60 yıl önceki gazetelerde bayram
1930 ve 1950 yılları arasında yayımlanan gazetelerde Kurban Bayramı’yla ilgili yer alan haberler, ilanlar… İşte o gazete küpürleri:


22 Şubat 1937-Cumhuriyet Gazetesi-Kurban derilerini Tayyareye veriniz

24 Eylül 1950-Cumhuriyet Gazetesi-Kurban Bayramı neşeli geçiyor

24 Eylül 1950-Yeni Sabah Gazetesi-Kurban Bayramı neşeli geçiyor


15 Mart 1935-Zaman Gazetesi-Kurban Bayramı

KAYNAK:DÜNYA BÜLTENİ

 

Etiketler:

OSMANLI’NIN DEPREM FORMÜLÜ

Eki 26th, 2011
 
Osmanlı'nın deprem formülü!
 
2. Beyazıd depreme karşı önlem olarak şehrin muhtelif yerlerine 2 bin deprem kuyusu açtırmıştı
 
Dünya Bülteni/Haber Merkezi

 

Osmanlı İmparatorluğu tarihinde ilk kez 2. Beyazıd’ın hükümdarlığı döneminde 1509′da depremle sarsılan İstanbul, 1556, 1766 ve 1894 depremlerinde de büyük hasar gördü.

Araştırmacı-yazar Talha Uğurluel, 2. Beyazıd’ın,depreme karşı önlem olarak, yerin altında biriken gazı yerin üstüne vermek amacıyla, şehrin muhtelif yerlerine 2 bin deprem kuyusu açtırdığını belirterek, ”Osmanlı’da ahşap ev, fay hattı üzerinde bulunan İstanbul için bilerek tercih edilmiş. Osmanlı’nın ahşap eve yönelmesi gelenek ve görenekten değil, depremdendir” dedi.

Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet’in 1453′te İstanbul’un fethinden sonra meydana gelen iki büyük deprem, 2. Bayazıd’ın hükümdarlığı dönemine denk geldi. Kentte 10 Eylül 1509 günü, gece saat 04.00′te meydana gelen deprem,İstanbul için çok yıkıcı oldu. ”Kıyamet-i Sugra” yani ”Küçük Kıyamet” olarak adlandırılan depremden sonra padişah Edirne’ye gitti.

Osmanlı hakimiyeti altındaki İstanbul’da 1509′dan sonra ikinci büyük deprem, 22 Mayıs 1766′da yaşandı. Kurban Bayramı’nın üçüncü gününe denk gelen deprem sırasında korkunç gürültüler işitildi ve bu gürültüleri yaklaşık 2 dakika süren bir sarsıntı takip etti. Bundan sonra 4 dakika kadar süren düşük şiddetli deprem oldu. Bu depremin artçısı olan sarsıntılar 8 ay devam etti. Depremde yaklaşık 4 bin kişi öldü, çok sayıda kişi de yaralandı.

İstanbul’u tarih boyunca etkileyen büyük depremlerden biri de 10 Temmuz 1894′te yaşandı. Deprem yaklaşık 18 saniye sürdü ve birbirini takip eden 3 dalga halinde etkisini hissettirdi.Tahminlere göre, bu depremde 280 kişi öldü, 298 kişi de yaralandı.

 

Etiketler:

ERMENİLER TARAFINDAN TÜRKLERE UYGULANAN SOYKIRIMA AİT CETVEL

Eyl 24th, 2011

Yukarıdaki cetvelde yer alan bütün veriler T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nde orijinal belgeleriyle mevcuttur. İnternet ortamında bu belgelerin orijinallerine ve Türkçe’lerine BURADAN  ulaşabilirsiniz.

KAYNAK: ERMENİLER TARAFINDAN YAPILAN KATLİAM BELGELERİ  (1914-1921) I-II

                  ANKARA-2001

Proje Yöneticisi

Dr. Yusuf SARINAY

Devlet Arşivleri Genel Müdürü

Muhammet Safi
Başbakanlık Osmanlı Arşivi Uzmanı
muhammetsafi@gmail.com

Etiketler: