<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tarihi Bakış</title>
	<atom:link href="http://www.tarihibakis.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tarihibakis.com</link>
	<description>&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;DÜNÜ OKUYUP, BUGÜNÜ YAŞAMAK İÇİN&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Apr 2012 07:22:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>ORTADOĞUDA YAŞANANLARI ANLAMAK İSTEYENLERE</title>
		<link>http://www.tarihibakis.com/ortadoguda-yasananlari-anlamak-isteyenlere/</link>
		<comments>http://www.tarihibakis.com/ortadoguda-yasananlari-anlamak-isteyenlere/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 16:16:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihibakis.com/?p=1066</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin Ortadoğu Politikası Yanlış İsmail MÜFTÜOĞLU Görünen odur ki, Türkiye’nin Ortadoğu politikası yanlıştır. Çünkü ülkemiz, uzun yıllardan beri dış politika açısından kıskaçtadır. Açılım yapmaktan mahrumdur. ABD ve AB ülkeleri, Türkiye’nin Ortadoğu’daki manevra alanını daraltmakta ve Türkiye’nin şahsiyetli dış politika üretmesini önlemek için devamlı sıkıştırmakta, hem de nefes alma alanı her gün biraz daha daraltılmaktadır. Yani [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;nin Ortadoğu Politikası Yanlış</strong></p>
<p><strong>İsmail MÜFTÜOĞLU</strong></p>
<p><a href="http://img849.imageshack.us/img849/2064/ismailmuftuoglu.png"><img class="alignnone" src="http://img849.imageshack.us/img849/2064/ismailmuftuoglu.png" alt="" width="282" height="307" /></a></p>
<p>Görünen odur ki, Türkiye’nin Ortadoğu politikası yanlıştır. Çünkü ülkemiz, uzun yıllardan beri dış politika açısından kıskaçtadır. Açılım yapmaktan mahrumdur. ABD ve AB ülkeleri, Türkiye’nin Ortadoğu’daki manevra alanını daraltmakta ve Türkiye’nin şahsiyetli dış politika üretmesini önlemek için devamlı sıkıştırmakta, hem de nefes alma alanı her gün biraz daha daraltılmaktadır.</p>
<p>Yani Türkiye, Ortadoğu politikasında paranteze alınmış durumdadır. Bu parantezden kurtulabilmesi için dahil olduğu görünen ABD’nin politikasından kurtularak, nevi şahsına münhasır bir dış politika ekseni oluşturması gerekir. Aksi halde, dış politikada baş ağrısından kurtulması mümkün değildir.</p>
<p>Türkiye dış politika açısından Ortadoğu’da geniş imkanlara sahiptir. Komşularının birçoğu ile dini, tarihi, kültürel beraberlikleri vardır. Gelişmişlik açısından da, komşularından daha üst seviyededir. Bundan dolayı pasif dış politika kıskacından sıyrılıp, aksiyoner bir politika uygulamalı, böylece Ortadoğu’da mevcut bulunan boşluğu doldurmalıdır. Yani Ortadoğu’ya ABD’nin gözü ile değil, kendi gözü ile bakmalıdır. Onun için dinamik politikalar üretmelidir.</p>
<p><a href="http://www.turkishnews.com/tr/content/wp-content/uploads/2008/11/bop.bmp"><img class="alignnone" src="http://www.turkishnews.com/tr/content/wp-content/uploads/2008/11/bop.bmp" alt="" width="470" height="300" /></a></p>
<p>Ortadoğu’nun stratejik önemini bilen ABD ve AB devletleri, bunu önlemek için Türkiye’yi devamlı köşeye sıkıştırmakta, kıskaçta tutmak için her ihtimali hesaplamakta ve Türkiye’nin aktif bir dış politika üretmesine engel olmaktadırlar.</p>
<p>Emperyal batı ülkeleri ve ırkçı emperyalistler, Türkiye’nin bir gün eski misyonunu ihya ederek, yeniden ufukların efendisi olabileceğinin korkusunu çekmekte ve buna göre hesap yapmaktadırlar. Batılı ülkeler bu korkuları sebebiyle, yeni hakimiyet alanı olarak Osmanlı coğrafyasını görmektedirler. Bu sebeple 22 İslam ülkesini dizayn etme sevdasına düşmüşlerdir. Bunu realize etmek için de Tunus’dan başlayan hareket Mısır, Libya, şimdi de Suriye’ye dayanmış durumdadır.</p>
<p>Geçmişte çağdaşlaşma ve yenileşme adına kültür ve medeniyet değişikliğine sürüklendiğimiz gibi, şimdi de İslam dünyası demokrasi, insan hakları yalanı ile istila edilmek istenmektedir.</p>
<p>Malumdur ki, güçlü olan devletler dış politikada tavır koyabilir, yönlendirme yapabilir. ABD’nin politikasına endeksli olan ülkeler, verilen emirlere sadece amade olur. Direniş gösteren ülkeler vurulur. Irak’ın, Afganistan’ın vurulduğu ve Suriye’nin vurulacağı gibi. Bu vurulmalar insanlık için değil, menfaat adınadır. Ortadoğu’da doğalgaz ve petrol imkanlarına sahip olmak içindir.</p>
<p><a href="http://www.haberinvakti.com/images/haberler/arap_bahari_29_hayata_mal_oldu.jpg"><img class="alignnone" src="http://www.haberinvakti.com/images/haberler/arap_bahari_29_hayata_mal_oldu.jpg" alt="" width="550" height="337" /></a></p>
<p>Bugün için olayların İslam coğrafyasında cereyan etmesi, İslam ülkelerini hala uyandırmaya kafi gelmiyor. Sıranın onlara gelmeyeceği zannı ile duruyor, Türkiye de bu operasyonlarda Hıristiyan haçlılara bir nevi seryaverlik yapmaktan öteye istenilen tavrı koyamıyor.</p>
<p>Bugüne kadar Irak, Afganistan, Somali, Libya, Sudan ne için vuruldu ise, bir gün gelecek, Türkiye de onun için vurulacaktır. Bundan dolayı emperyalistlerin jandarmalığından vazgeçip, milletin ve İslam dünyasının beklentilerine cevap verebilecek projeler üretmek durumundadır. Ama ABD ve AB’nin dış politikalarına karşı tavır koymak zor iştir. Bunlara ters düşen politika üreten merhum Erbakan, gayrı meşru yollar kullanılarak iktidardan uzaklaştırılmıştır. Bundan dolayı Türkiye’nin dış politikada isabetli bir politika üretmesi zordur. Zira dış politikada inisiyatif kullanmaktan uzaktır.</p>
<p>Merhum Erbakan’ın İslam coğrafyasına yaklaşımı ülkemiz için sükse dönemidir. İslam ülkelerini birleştirme gayretleri hem Ortadoğu’da, hem diğer İslam ülkelerinde takdir toplamıştır. Çünkü emperyalistlerin sömürüsünden İslam dünyasını koruma adına D-8’leri kurmakla işe başlamış, kısmen de muvaffak olmuştur. Bu imkan maalesef bugün için ortadan kalkmış, tam aksine İslam ülkelerinin bir bir ortadan kalkmalarına Türkiye seyirci durumuna gelmiştir. Amerikan yönlendirmesi ile Türkiye Arap baharı ile elde edilen krediyi heba etmiş, dost olan Suriye ile bile düşman hale gelmiştir.</p>
<p><strong>SURİYE NİÇİN VURULACAK ?</strong></p>
<p>Suriye’nin vurulacağını aylardan beri yazıp duruyoruz. Ama sağır sultanlara sesimizi duyuramıyoruz. Amerika’nın emperyal maksatlarına alet olmayalım diyoruz, fakat Ortadoğu’da onların vekili gibi hareket ediyoruz.</p>
<p>Irkçı emperyalistler ve sermaye çeteleri iki İslam ülkesini birbirine kırdırmak için ellerini ovuşturmaktadır. Bu mücadelede karlı çıkacak olan ne Türkiye, ne de Suriye, sadece İsrail olacaktır. Zira İsrail’in İran’ı vurabilmesi için, İsrail’e tehdit oluşturan Suriye’nin vurulması gerekir. Maalesef Türkiye bugünkü yaklaşımı ile bir nevi İsrail’e hizmet etmektedir. Kazancı da hiç olmayacaktır. Çünkü Türkiye’nin Suriye’ye her ne sebeple olursa olsun müdahalesinden ne Allah resulü, ne Şam’ın manevi koruyucuları olan Muhyiddin İbn Arabi, Selahaddin Eyyubi, Halit El Bağdadi, Dihyei Kelbi, Bilali Habeşi, Caferi Tayyar, İbn Ümmü Mektum da razı olmayacaktır. Çünkü her iki taraftan da dökülecek olan kan, Müslüman kanı olacaktır.</p>
<p><a href="http://www.guncelmeydan.com/pano/turkiye-nin-ortadogu-politikasi-yanlis-ismail-muftuoglu-t31132.html">İsmail MÜFTÜOĞLU, 2 Nisan 2012</a></p>
<p><!-- e --><a href="mailto:i-muftuoglu@hotmail.com">i-muftuoglu@hotmail.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihibakis.com/ortadoguda-yasananlari-anlamak-isteyenlere/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LOZANI TANIMAYAN STRATEJİK MÜTTEFİĞİMİZ:ABD</title>
		<link>http://www.tarihibakis.com/lozani-tanimayan-stratejik-muttefigimizabd/</link>
		<comments>http://www.tarihibakis.com/lozani-tanimayan-stratejik-muttefigimizabd/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 20:12:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihibakis.com/?p=1062</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye uzun zamandır yakın geçmişini tartışıyor. Gündeme hiç taşınmayan bir olay var ki Türkiye&#8217;nin bugününe ışık tutuyor. Türkiye&#8217;nin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve sınırlarını belirleyen Lozan Antlaşması&#8217;nı onaylamayan ülkelerden biri Türkiye&#8217;nin &#8220;Stratejik ortağı&#8221; ABD. Peki ABD niye Lozan&#8217;ı onaylamadı? Bunun Türkiye için anlamı ne? &#60;a href=&#8217;http://adsrv.prodestek.com/www/delivery/ck.php?n=a831eec1&#38;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&#8217; target=&#8217;_blank&#8217;&#62;&#60;img src=&#8217;http://adsrv.prodestek.com/www/delivery/avw.php?zoneid=68&#38;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&#38;n=a831eec1&#8242; border=&#8217;0&#8242; alt=&#8221; /&#62;&#60;/a&#62;Gökçen Göksal Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun yıkılışının simgesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye uzun zamandır yakın geçmişini tartışıyor. Gündeme hiç taşınmayan bir olay var ki Türkiye&#8217;nin bugününe ışık tutuyor. Türkiye&#8217;nin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve sınırlarını belirleyen Lozan Antlaşması&#8217;nı onaylamayan ülkelerden biri Türkiye&#8217;nin &#8220;Stratejik ortağı&#8221; ABD. Peki ABD niye Lozan&#8217;ı onaylamadı? Bunun Türkiye için anlamı ne?</strong></p>
<div>
<div>
<ul id="post_pic">
<li><a href="http://multimedya.milligazete.com.tr/foto/-sinir-tanimayan-dostluk.741.1.htm"><img src="http://medya.milligazete.com.tr/haberler/2012/02/03/229102/-sinir-tanimayan-dostluk-medium-0.jpg" alt="'Sınır' tanımayan dostluk" width="684" height="233" /></a></li>
</ul>
<p><noscript>&lt;a href=&#8217;http://adsrv.prodestek.com/www/delivery/ck.php?n=a831eec1&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&#8217; target=&#8217;_blank&#8217;&gt;&lt;img src=&#8217;http://adsrv.prodestek.com/www/delivery/avw.php?zoneid=68&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&amp;n=a831eec1&#8242; border=&#8217;0&#8242; alt=&#8221; /&gt;&lt;/a&gt;</noscript>Gökçen Göksal Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun yıkılışının simgesi haline gelen Sevr Antlaşması&#8217;nı baş mimarı olan ABD, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin &#8220;Kuruluş Senedi&#8221; olan; Lozan Barış Antlaşması&#8217;nı aradan geçen 89 yıla rağmen hâlâ tanımadı. ABD Lozan&#8217;ı onaylamayan tek ülke. Aradan geçen bunca yıla rağmen Türkiye ABD&#8217;ye bu anlaşmayı onaylaması için herhangi bir uyarı ve çağrıda bulunmadı. Peki ABD Lozan&#8217;ı neden onaylamadı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4>İç dengelerle ilgili bir durum</h4>
<p>Bu durumu değerlendiren Emekli Büyükelçi Onur Öymen &#8220;Tek bir tane ABD yok öncelikle bunu belirtmek gerekiyor. ABD&#8217;de anlaşmalar Kongre&#8217;nin onayından geçiyor. Kongrenin onayı olmadan olmaz. Başkan ve Kongre arasında bir denge var. Başkan her istediğini kabul ettiremiyor. Örneğin 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekâtı nedeniyle Türkiye&#8217;ye uygulanan ambargo. Başkan ve Hükümet bu ambargoya karşıydı. Ama Kongre ambargonun çıkmasını sağladı. Kongre çoğu zaman Başkan&#8217;ın elini kolunu bağlayabiliyor. Burada iç dengeler çok önemli. ABD&#8217;nin bu anlaşmayı onaylamaması iç dengelerle ilgili bir durum. Orada bir güçler dengesi var. Şu iyi bilinmelidir ki ABD için kendi menfaatleri her şeyden önce gelir.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.superoda.net/wp-content/uploads/lozan-bar%C4%B1%C5%9F-antla%C5%9Fmas%C4%B1.jpg" alt="" width="730" height="542" /></p>
<h4>İki nedeni var</h4>
<p>&#8220;1927&#8242;de Lozan&#8217;ın imzalanmasının ABD tarafından reddedilmesi ise, iki gerekçeye dayanmaktaydı&#8221; diyen  Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seyfettin Erol  &#8220;Birincisi, Türkiye topraklarında bir Ermeni Devleti&#8217;nin kurulamaması ve dolayısıyla Wilson Prensiplerine ters düşülmesi, ikincisi ise, kapitülasyonlara son verilmesiyle gayri Müslimlere sağlanan imtiyazların ortadan kaldırılmasıydı. İki ülke arasında kesilen diplomatik ilişki, ancak 11 Şubat 1927 yılında modus vivendi ile tekrar başlatılmıştır, Hoseph C. Grew, ABD&#8217;nin ilk büyükelçisi olarak Türkiye&#8217;ye gönderilmiştir.&#8221; dedi.</p>
<h4>Hesabımız daha bitmedi imajı</h4>
<p>Erol &#8220;Bir diğer ifadeyle, daha o yıllarda ortaya çıkan ABD-Avrupa ve daha özelde ABD-İngiltere çıkar ayrılıklarının Amerika&#8217;yı böylesi bir karara itmesi söz konusudur. ABD, Ortadoğu üzerindeki Avrupa-İngiltere düzenini ve oldu bittilerini kabul etmeyeceğinin bir anlamda mesajını Türkiye üzerinden vermiştir; Bu kapsamda Lozan&#8217;ı imzalamayarak yeni düzen ve bölge ile ilgili hesabının bitmediğini ve sonraya bırakıldığı mesajını vermek istemiş olabilir (Nitekim sonraki yıllarda ortaya çıkan gelişmeler, örneğin sözde soykırıma ABD&#8217;nin sahip çıkması ve bunun üzerinden Türkiye&#8217;ye baskı yapması ile birlikte yine Wilson Prensipleri içerisinde yer alan &#8220;Kürt Devleti&#8221; projesinin hayata geçirilmesi noktasında izlediği politikalar ve bu bağlamda BOP bu tespitimizi fazlasıyla teyit etmektedir)&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<h4>ABD&#8217;nin çağın gerisinde olduğunu gösteriyor</h4>
<p>Prof. Dr. Mümtaz Soysal da &#8220;ABD&#8217;nin Lozan&#8217;ı onaylamıyor oluşu, onun kısa görüşlülüğünü ve dar bakış açısını gösterir. ABD&#8217;nin Lozan&#8217;ı imzalamıyor oluşu, bizde bir eksiklik uyandırmaz. Lozan&#8217;ı tanımıyorum diye hukuki açıdan bize bir şey yaptıramaz. İmzalanan başka anlaşmalar ve sözleşmeler var. Bu yönden bizden elde edeceği bir şey yok. Hukuken de bir sorun teşkil etmiyor. Burada üzerinde durulması gereken husus çağdaş, her yönden ileriyi gören uygarlığı temsil ettiği iddia edilen ABD&#8217;nin ileriyi göremediği ve bu sıfatları sıralayanların düştüğü gülünç durumdur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4>ABD&#8217;nin yaptığı iki yüzlülük</h4>
<p>Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, ABD&#8217;nin Lozan Barış Anlaşması&#8217;nı onaylamamasındaki en büyük nedenin Ermeni lobisinin baskısı olduğunu savundu.&#8221; Lozan Anlaşması&#8217;nın tertip edilmesindeki amaç, Ermenilere yurt verilmesiydi&#8221;  diyerek I. Dünya Savaşı&#8217;nda Osmanlı&#8217;ya karşı itilaf devletlerinin yanında yer alan Ermenilere ödül olarak toprak taahhüt edildiğini kaydeden Prof. Dr. Bilgin, &#8220;Lozan&#8217;da İngiltere, Fransa ve ABD&#8217;nin temel amacı Doğu Anadolu&#8217;da bir Ermeni devleti kurmaktı. Yani İngiltere ve Fransa I. Dünya Savaşı&#8217;nda kendilerine yardım eden Ermeni, Rum ve Yahudileri mükâfatlandırmak istiyorlardı. İngiltere, Ermenilere Anadolu&#8217;da yurt kurmanın siyasi ve ekonomik yükümlülüklerinden kaçınarak bunu ABD&#8217;ye devretti. ABD&#8217;de bunu araştırma üzere General Harbord başkanlığında bir komisyon oluşturdu. Doğu Anadolu&#8217;da araştırma yapan komisyon nüfus olarak bölgede Müslümanların çoğunlukta olduğu ve ekonomik olarak da bölgenin Ermenilerce devlet kurulmasına müsait olmadığını rapor etti. Böylece ABD&#8217;de bu projeden vazgeçti&#8221; dedi.</p>
<h4>Lobi faaliyetleri var</h4>
<p>Günümüzde Türkiye&#8217;nin yakın müttefiki olan ABD&#8217;nin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin kuruluş senedi sayılan Lozan&#8217;ı onaylamamasını iki yüzlülük olarak tanımlayan Prof. Dr Bilgin, &#8220;Şu an ABD Lozan&#8217;ı kabul ederse Ermeni ve Rumların Türkiye&#8217;den toprak taleplerini de reddetmiş olacaktır. Tabi teorik olarak böyle. Lobiler devleti olan ABD&#8217;nin bunu kabul etmesi günümüzde çok zor. Çünkü Ermeni, Rum ve Yahudi lobileri Türkiye&#8217;nin aleyhinde tüm baskıları yapacaklardır&#8221; şeklinde konuştu.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihibakis.com/lozani-tanimayan-stratejik-muttefigimizabd/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BOLŞEVİKLER BİLE DERSİMİ BİZDEN DAHA İYİ ANLAMIŞLARDI</title>
		<link>http://www.tarihibakis.com/bolsevikler-bile-dersimi-bizden-daha-iyi-anlamislardi/</link>
		<comments>http://www.tarihibakis.com/bolsevikler-bile-dersimi-bizden-daha-iyi-anlamislardi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 21:07:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihibakis.com/?p=1054</guid>
		<description><![CDATA[Dersim olaylarını o günkü Rus Bolşeviklerinin, yani Komünistlerin bile, bizim bugünkü siyasilerden çok daha sağlıklı değerlendirdiklerini görmekteyiz. Komüntern’in yayın organı olan Rundschau’nun 29 Temmuz 1937 tarihli sayısında şunlar yazılıdır: “İki ayı aşkın bir zamandan beri Ankara Hükümeti, Dersim bölgesinde Kürt aşiretlerin yeni bir gerici ayaklanmasını bastırmakla uğraşıyor. Feodal unsurlar, Kemalist parti tarafından gerçekleştirilen reformlara rağmen, bugüne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dersim olaylarını o günkü Rus Bolşeviklerinin, yani Komünistlerin bile, bizim bugünkü siyasilerden çok daha sağlıklı değerlendirdiklerini görmekteyiz. Komüntern’in yayın organı olan Rundschau’nun 29 Temmuz 1937 tarihli sayısında şunlar yazılıdır:</strong></p>
<p><a href="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQe6xP70MCMvxaxdOO2m_AWapwLMgrKY8qUXHW8hEpUg9axAEj9arlh9aLL"><img class="alignnone" src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQe6xP70MCMvxaxdOO2m_AWapwLMgrKY8qUXHW8hEpUg9axAEj9arlh9aLL" alt="" width="590" height="182" /></a><br />
“İki ayı aşkın bir zamandan beri Ankara Hükümeti, Dersim bölgesinde Kürt aşiretlerin yeni bir gerici ayaklanmasını bastırmakla uğraşıyor. Feodal unsurlar, Kemalist parti tarafından gerçekleştirilen reformlara rağmen, bugüne kadar ülkenin bu sapa bölgesinde barınmayı başarmışlardır. Bu bölgeye, geçtiğimiz yıl içinde Tunceli adı verilmişti. Dersim’in hâkim katmanları, yürürlükteki yasalara rağmen, kendi yasadışı ayrıcalıklarını koruyabilmişlerdir…<br />
Dersim, son derece dağlık bir bölgedir. Sarp ve uçurumlu dağların yükseklikleri, çoğu kez dört-beş bin metreyi bulur. Arazinin bu yapısı ve doğru dürüst ulaşım yollarının bulunmaması, eşkıya çetelerinin barınaklarına ulaşmayı hemen hemen olanaksız kılmaktadır. Bu durum, askeri harekâtları da güçleştirmektedir.<br />
Bugüne kadar Dersim, Türkiye’nin ulusal ekonomisinin dışında kalmaktaydı. Az gelişmiş ticaret, tamamen aşiret reislerinin ve onların adamlarının aracılığıyla yürütülüyordu. Öyle ki, başka bir vilayetten hiçbir tüccar, Dersim’de iş yapmayı göze alamazdı. Çünkü mahalli mütegallibenin silahlı çeteleri tarafından haraca kesilmesi veya yağmaya uğraması kesin bir şeydi. Bu çeteler bununla da kalmaz, barışçı komşu köylere yağma seferleri düzenlerdi.<br />
Dersim’de devlet otoritesi sadece kâğıt üzerinde kalıyordu. Feodal aşiret reisleri, her fırsatta, devleti hiçe sayarlardı. Devletin Dersim’de askerlik yükümlülüğünü gerçekleştirmesi ve yasal vergiler toplaması bugüne kadar mümkün olmamıştır. Bu iki sorun, daima, şeyhler ve ağalar tarafından toptan hallediliyordu. Ağalar, kendi yönetim ve yargı yetkileri altında bulunan ahaliden işlerine geldiği gibi vergi alıyor ve bunun ancak küçük bir kısmını hazineye devrediyorlardı. Bölge gençlerinin büyük bir kısmı, askere gidecek yerde, aşiret reislerinin muhafız birliklerine fedai olarak giriyor, yani aslında eşkıya çeteleri oluşturuyorlardı.<br />
Bu şartlar altında, Dersim tarihinin ayaklanmalarla dolu olması, şaşılacak bir şey değildir. Ayaklanmalar, padişahlık zamanında, Meşrutiyette ve Jön Türk hareketi sırasında olduğu gibi, bugünkü Cumhuriyet idaresi altında bile hemen hemen hiç aralıksız süregelmiştir. Bugün, Kemalist hükümetin enerjik reformları yüzünden kendi iktidarlarını tehdit altında hisseden feodal unsurların ümitsiz bir direnişiyle karşı karşıya bulunuyoruz&#8230; Şu anda askeri harekât bütün hızıyla sürmektedir. Çok sayıda uçak filosu bu harekâta katılıyor. Mücadelenin nasıl sonuçlanacağı şimdiden bellidir…”<br />
<strong> Nasıl? Bolşeviklerin yukarıdaki değerlendirmelerinden sonra, yazının başlığını “<span style="font-size: x-small;">Bolşevikler bile Dersim’i bizden sağlıklı değerlendirmişlerdir!” </span><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">şeklinde atmakta haksız mıymışım?<br />
Ömer Sağlam </span></span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihibakis.com/bolsevikler-bile-dersimi-bizden-daha-iyi-anlamislardi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ATATÜRK: ERMENİ SOYKIRIMI YOK , TÜRK SOYKIRIMI VAR&#8230;.</title>
		<link>http://www.tarihibakis.com/ataturk-ermeni-soykirimi-yok-turk-soykirimi-var/</link>
		<comments>http://www.tarihibakis.com/ataturk-ermeni-soykirimi-yok-turk-soykirimi-var/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 21:07:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihibakis.com/?p=1047</guid>
		<description><![CDATA[Ermeni iddiaları konusunda Atatürk’ün ABD’ye yanıtı İstanbul’da İtilaf Temsilcilerine ve Amiral Bristol’e, &#160; 1. Mondros Ateşkesi’nin imzasından beri kesin barışın yapılmasını bekleyen ulusumuz, ülkenin elde kalan kısımlarından en önemli parçaların çeşitli bahanelerle Anlaşma devletleri tarafından işgalini görmekle acı duymaktadır. Bu durumun barış konferansının adil kararlarıyla değiştirilmesi, hukuki isteklerimiz içinde hakka uygun bir biçime dönüştürüleceğini ümit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.turkopedi.com/wp-content/uploads/2011/03/ataturk_ermeni_tehciri_sozu_ne_dedi.jpg" alt="" width="679" height="290" /></p>
<p><strong><span style="color: #000000; text-decoration: underline;">Ermeni iddiaları konusunda Atatürk’ün ABD’ye yanıtı</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000; text-decoration: underline;">İstanbul’da İtilaf Temsilcilerine ve Amiral Bristol’e,</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>1.</strong> Mondros Ateşkesi’nin imzasından beri kesin barışın yapılmasını bekleyen ulusumuz, ülkenin elde kalan kısımlarından en önemli parçaların çeşitli bahanelerle Anlaşma devletleri tarafından işgalini görmekle acı duymaktadır. Bu durumun barış konferansının adil kararlarıyla değiştirilmesi, hukuki isteklerimiz içinde hakka uygun bir biçime dönüştürüleceğini ümit etmek isterken, barış kararlarımızın olanak ölçüsünde kötü esaslar içinde düzenlenmesi için Avrupa’da olumsuz akımlar doğurmayı çıkarları gereği görenler tarafından Anadolu’da yeniden 20 bin Ermenin öldürüldüğü hakkında çok iğrenç ve kesinlikle gerçek dışı haberler uyduruldu. Bütün Anadolu’da İtilaf Devletlerine ve Amerika hükümetine mensup çeşitli kişiler ve haber alma kaynakları bulunduğu için sözü geçen haberlerin yabancı kaynaklarca inanılmaya değer görülmeyeceğini ummuş ve kesinlikle yapılmamış olan böyle uydurma bir kırımın yalanlanmasını bile gereksiz saymıştık. Fakat bugün gerçek gidişata ait bilgi edinmiş olmaları gereken önemli yabancı şahısların da görüşme yerlerinde bu yalancı haberlere inandıklarını ve hatta aynı sebeple biran önce bir karara bağlanmasını ülkemiz için hayati bir mesele saydığımız barışımızın geri bırakılacağını büyük şaşkınlık ve üzüntüyle görüyor ve ileri sürülen üzücü olayların olmadığını kesinlikle bildirmeye süratle girişmiş bulunuyoruz.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://img2.blogcu.com/images/k/a/f/kafkasslar/benimnaciz_1_.jpg" alt="" width="600" height="305" /></p>
<p><strong>2.</strong> Maraş, Urfa ve dolaylarındaki çarpışmalar sırasında Türklerden, Fransızlardan ve Fransız askeri arasında bulunan Ermenilerden ve Maraş merkez kasabası içinde yapılan çarpışmalar sırasında ise iki taraf silahlarının etkisiyle çeşitli unsurlara mensup halktan kayıplar verildiği herkesçe bilinmektedir. Ancak bu, bir Ermeni Kırımı değil, Kilikya ve yöresine dışarıdan getirilen ve yerli halktan silahlandırılan Ermeni askerlerinin kesinlikle sabırla karşılanması imkansız bulunan saldırıları ve işgal kuvvetlerinin sebepsiz yere sürekli olarak işgal sahasını genişletmesi ve özellikle işgal kuvvetleri komutanlarının hırslı Ermeni askerinin İslam Halkı aleyhinde uyguladıkları saldırılar ve yolsuzluklara göz yummaları sonucunda yerli halkın coşması ve karşı koymasıyla meydana gelen çarpışmaların doğal bir sonucudur.</p>
<p>Şunu da eklemek gerektir ki, Kilikya ve dolaylarındaki işgal kuvvetlerine komuta eden kişiler Ermenileri silahlandırarak görevlendirmese ve korumasaydı ve yerli halkın unsurları hakkında adalet ve eşitliğe uygun bir yönetim uygulasaydı ve özellikle mütarekenin yapıldığı sırada İngilizlerdeyken değiştirilerek işgal olunan toprakların sebepsiz ve sürekli olarak genişletilmesinden sakınılsaydı, taraflardan birçok insanların kaybını doğuran acınmaya değer çarpışmalar hiçbir zaman olmayacaktı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>3.</strong> İşte Anadolu’da Ermenilerin öldürüldüğüne dair uydurulan yalanların gerçek niteliği bundan meydana gelmiş olup öldürüldüklerinden sözedilen Maraş halkı adına Ermeni delegeleri ve ileri gelenleri tarafından İtilaf Devletleri yetkili delegelerine yapılan yazılı müracaatlar dahi bu gerçeği tümüyle doğrular. İzmir’de yapıldığı gibi bir uydurma Ermeni kırımı meselesi ve tüm dünyayı aldatmak için yaratılan bu kin ve hırs ürünü propagandaların niteliği hakkında uygarlık ve insanlık dünyasının bir kere daha aydınlatılması ve bu suretle haksızlığa uğramış Türk ulusunun iğrenç ve alçakça bir suçlamadan arındırılması için Anlaşma Devletleriyle Amerika hükümetinin adalet severlik duygularına başvururuz. (Ankara, 7 Mart 1920)</p>
<p align="right"><strong>Mustafa Kemal</strong></p>
<p><strong>(Bilgi için İstanbul Merkez Kurulu ve Kolordulara yazılacak. Bu şifre sureti İstanbul’da gazetelere, Gazeteciler Cemiyetine, Hakimiyeti Milliyeye, il gazetelerine.)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihibakis.com/ataturk-ermeni-soykirimi-yok-turk-soykirimi-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERMENİ&#8217;DEN DAHA NANKÖR MİLLET TASAVVUR EDİLEMEZ&#8230;</title>
		<link>http://www.tarihibakis.com/ermeniden-daha-nankor-millet-tasavvur-edilemez/</link>
		<comments>http://www.tarihibakis.com/ermeniden-daha-nankor-millet-tasavvur-edilemez/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 19:51:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihibakis.com/?p=1038</guid>
		<description><![CDATA[Not: Bu satırlar Ermeni meselesinin yaşandığı devirlerde Van milletvekili olan İbrahim Arvas Bey’in hatıralarından sadeleştirilerek alınmıştır. &#160; &#160; Ermeni siyasi partileri iki tane idi. Birisi Taşnak, diğeri Hınçak idi. En taşkını Taşnak Partisi’ydi. Ermeni tüccarlarından birisinin öldürülmesi icap ederse hemen karar alırlar ve tatbike geçerlerdi. Kur’ayı çeken mahkumun babası ise derhal babasını vurmak zorunda kalırdı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><strong><strong>Not:</strong> Bu satırlar Ermeni meselesinin yaşandığı devirlerde Van milletvekili olan <strong>İbrahim Arvas Bey</strong>’in hatıralarından sadeleştirilerek alınmıştır.</strong></h2>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2011/12/İbrahim-Arvas4.jpg"><img title="İbrahim Arvas" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2011/12/İbrahim-Arvas4-197x300.jpg" alt="" width="224" height="267" /></a></strong></h2>
<div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ermeni siyasi partileri iki tane idi. Birisi <strong>Taşnak</strong>, diğeri <strong>Hınçak</strong> idi. En taşkını Taşnak Partisi’ydi. Ermeni tüccarlarından birisinin öldürülmesi icap ederse hemen karar alırlar ve tatbike geçerlerdi. Kur’ayı çeken mahkumun babası ise derhal babasını vurmak zorunda kalırdı. Aksi takdirde kendisini derhal vururlardı. Bunların başı <strong>Avram Paşa</strong> idi…</p>
<p><strong>İttihatçıların gözü geç açıldı!</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2011/12/ittihat_ve_terakki.jpg"><img title="ittihat_ve_terakki" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2011/12/ittihat_ve_terakki-300x232.jpg" alt="" width="300" height="232" /></a></p>
<p>Hınçak, Taşnak’a nispeten daha az zararlıdır. Bunlar da <strong>istiklâl</strong> (bağımsızlık) peşinde idiler, fakat şiddet göstermek suretiyle değil, büyük devletlerin himayelerini kazanmak suretiyle <strong>Büyük Ermenistan</strong>’ı kurmak hayâlindeydiler. Taşnak ise vurup-kırıp, muhitte terör yapmak suretiyle Ermenistan’ı kurmak istiyordu. Ermenilerin devlet kurma hayali çok eskidir. İttihatçılar ise maalesef bundan habersizdi! İttihatçılar, merhum <strong>Sultan II. Abdülhamid</strong>’in açık şekilde düşmanı oldukları için en başta Ermenilerle işbirliği yaptılar. O zaman Ermeniler istiklal fikirlerini gizli tutuyordu. Fakat İttihat ve Terakki’nin gözü çok geç açıldı. Anladılar ki, Ermenilerin kardeşlik teraneleri yalanmış!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Ermeni Vahşeti!</strong></p>
<div><img title="Ermeni Tehciri" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2011/12/tehcir1-300x176.jpg" alt="" width="321" height="194" /></div>
<div>Ermenilerin Tehciri (Göç Ettirilmesi)</div>
<p>İttihatçılar bunu göremediler. Onların yegâne hedefi muârızları bulunan <strong>Hürriyet ve İ’tilaf Partisi</strong>’ni yok etmek ve kendi icraatına engel olanları her ne suretle olursa olsun ortadan kaldırmaktı. Bunun için birçok cinayeti işlemekte beis görmediler. Bu yüzden de bütün milletin hoşnutsuzluk ve nefretini kazandılar. Zaten İttihatçıların bir iyiliği varsa o da tehcirdir. (Onu da ne kadar iyi yaptıkları tartışılır!<strong>*</strong>) Bu suretle Anadolu’yu Ermeni şerrinden kurtarmışlardır.</p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Daha Nankörü Tasavvur Edilemez!</strong></p>
<div><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2011/12/Ermeni-çeteleri-silahları.jpg"><img title="Ermeni çeteleri silahları" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2011/12/Ermeni-çeteleri-silahları-300x219.jpg" alt="" width="268" height="197" /></a></div>
<div>Ermeni çetelerinin ele geçirilen silahları</div>
<p>1914 ve 1915 senelerinde <strong>Van</strong> ve havalisi ile diğer vilayetlerde Ermeniler çeşitli zulüm ve hakaretleri Müslüman halkımıza reva gördüler. <strong>Başkale</strong> kazasına bağlı <strong>Der</strong> nahiyesinde iki erkeğin boyunlarını, ahırdaki dam bacasına çıkartmış ve çimlerle pekiştirdikten sonra altından kuvvetli ateş yakarak diri diri kül etmişlerdir. Hâmile kadınları öldürmek, çocukları süngülemek vak’aları çok görülmüştür.</p>
<p>Bütün bu zulümlerden sonra söyleyebiliriz ki, hakikaten dünya milletleri içinde, Ermeniden daha nankör hiçbir millet tasavvur edilemez.</p>
<div>
<div>
<p>&nbsp;</p>
<p>TARİH VE MEDENİYET</p>
<p><strong>*</strong>Mütercimin notu.</p>
<p><strong>Kaynakça:</strong> İbrahim Arvas, Tarihi Hakikatler, s.17-22.</p>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihibakis.com/ermeniden-daha-nankor-millet-tasavvur-edilemez/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NE MUTLU MANKURTUM DİYENE&#8230;</title>
		<link>http://www.tarihibakis.com/ne-mutlu-mankurtum-diyene/</link>
		<comments>http://www.tarihibakis.com/ne-mutlu-mankurtum-diyene/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2011 21:26:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihibakis.com/?p=1032</guid>
		<description><![CDATA[Emrah BEKCİ, Araştırmacı Yazar “Kıtaları ipek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar… Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları. İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, “Ben Avrupalıyım” demeğe başladı, “Asya bir cüzzamlılar diyarıdır”. Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara, ve kulağına: “Hayır delikanlı”, diye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><img class="alignnone" src="http://www.unalkazdal.com/wp-content/uploads/atat%C3%BCrk.jpg" alt="" width="668" height="297" /></h1>
<div>
<p><strong>Emrah BEKCİ, Araştırmacı Yazar</strong></p>
<p><strong><em>“Kıtaları ipek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar…</em></strong></p>
<p><strong><em>Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları. İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, “Ben Avrupalıyım” demeğe başladı, “Asya bir cüzzamlılar diyarıdır”.</em></strong></p>
<p><strong><em>Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara, ve kulağına: “Hayır delikanlı”, diye fısıldadılar, “sen bir azgelişmişsin”.</em></strong></p>
<p><strong><em>Ve Hıristiyan Batının göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir “nisân-i zîşân” gibi gururla benimsedi aydınlarımız.’’</em></strong></p>
<p><strong>Cemil MERİÇ , Bu Ülke s. 96</strong></p>
<p><strong>Bir zamanlar Kıtalar Türk Milletinin emrindeydi, Türk demek Yazıyı tarihte ilk kullanan demekti. Türk Demek Medeni ve Kültürlü demekti.</strong></p>
<p><strong>Türk demek, Atilla ile Bizansı vergiye bağlayan, Papaya diz çöktürüp merhamet edendi.Türk demek Dünya Milletleri için varoluşun adresi idi.</strong></p>
<p><strong>Türk demek, Atasına ATATÜRK adını vererek, Gurur ve övünçle Atasını bilmekti.</strong></p>
<p><strong>Gün geldi devran değişti, mevsim hazan oldu. Türk demek yerine,Türk olmak değimi geçti.</strong></p>
<p><strong>Türk olmak, Osmanlı Ecdadın sebil niyetine harcadığı parayı, köylüden kesilen vergiyle ödemek oldu.</strong></p>
<p><strong>Türk olmak, 1915-te Çanakkalede kendi topraklarımızı kanımızla sulamak oldu.</strong></p>
<p><strong>Türk olmak 1939-da, Özgürlüğünü ve bağımsızlığını kanıyla kazanan milletin, geleceğini ve bağımsızlığını, batıya altın tepside sunulan kağıtlara, kan kırmızısı yazan kalemle atılan imzayla teslimi oldu.</strong></p>
<p><strong>Türk olmak 1944-te, Milletini ve Irkını sevdiği için tabutlukları sır yuvası tutanların mekanı oldu.</strong></p>
<p><strong>Türk olmak, 1980-de Milletini sevmenin karşılığını, canı ile ödeyenlerin çıktığı, birincilik kürsüsü misali olan, idam sehpaları oldu.</strong></p>
<p><strong>Türk olmak,Vatanını ve Milletini sevmekten korkarak uzaklaşmak oldu.</strong></p>
<p><strong>Türk olmak, Türkçeyi unutup, dinini, dilini bilmediği milletlerin dilinden okuyup, anlamamak oldu.</strong></p>
<p><strong>Türk olmak, yanlışlarımızı görüp de yazmayan Aydınlarımızın çağı oldu.</strong></p>
<p><strong>Günümüzde Türk olan yok artık, Türkiyeli var, işte bize batının göğsümüze taktığı ve Aydınlarımızın Gururla taşıdığı “nisân-i zîşân” (Övünç Madalyası).</strong></p>
<p><strong>Bu madalya ile Mankurt Aydınlarımız oldu.</strong></p>
<p><strong>Ne Mutlu… Mankurtum diyene…</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihibakis.com/ne-mutlu-mankurtum-diyene/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MÜSLÜMAN KİMDİR ?</title>
		<link>http://www.tarihibakis.com/musluman-kimdir/</link>
		<comments>http://www.tarihibakis.com/musluman-kimdir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2011 19:12:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihibakis.com/?p=1022</guid>
		<description><![CDATA[Müslüman yalan söylemez… Müslüman söylediklerini inkâr etmez üstüne yatmaz… Müslüman kıvırtmaz… Müslüman ikiyüzlü olmaz… Müslüman kafir kefere takımıyla ülkesi aleyhine işbirliği yapmaz… Emperyalistlerin piyonu ve maşası olmaz… Müslümanlara saldırısında seyirci ve ortak olmaz… Müslüman tükürdüğünü yalamaz… Müslüman namert olmaz… Müslüman Müslüman’a kötü söz söylemez.. Hakaret etmez… Onur kırıcı davranmaz… Müslüman komşularıyla iyi geçinir… Çevresine iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000; font-size: x-small;"><span style="font-family: Arial;"><img class="alignnone" src="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRSGzocOatyuIHjmJPSpql00dXzTr65D1WNvPPG-oz5DCyZnys7u5-z1QjD" alt="" width="321" height="222" /><img class="alignnone" src="http://cevaplar.mynet.com/QuestionImages/435334/d01f8995-741a-4a33-bbfa-a79f2a3fd07a.jpg" alt="" width="327" height="222" /></span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: x-small;"><span style="font-family: Arial;">Müslüman yalan<br />
söylemez…<br />
Müslüman söylediklerini inkâr etmez üstüne yatmaz…<br />
Müslüman<br />
kıvırtmaz…<br />
Müslüman ikiyüzlü olmaz…</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Müslüman kafir kefere takımıyla</span><br />
<span style="color: #000000;"> ülkesi aleyhine işbirliği yapmaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Emperyalistlerin piyonu ve maşası</span><br />
<span style="color: #000000;"> olmaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslümanlara saldırısında seyirci ve ortak olmaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman</span><br />
<span style="color: #000000;"> tükürdüğünü yalamaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman namert olmaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman Müslüman’a kötü söz</span><br />
<span style="color: #000000;"> söylemez..</span><br />
<span style="color: #000000;"> Hakaret etmez…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Onur kırıcı davranmaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman</span><br />
<span style="color: #000000;"> komşularıyla iyi geçinir…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Çevresine iyi ve samimi davranır…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Rabbena hep</span><br />
<span style="color: #000000;"> bana demez…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Cenazelerde şov için tabut altına girmez…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Reytingi yapmak için</span><br />
<span style="color: #000000;"> gözyaşı dökmez…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Puan toplamak için dini istismar etmez…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Kıldığı namazları</span><br />
<span style="color: #000000;"> şovlu reklamlı halkın gözüne sokmaz…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Müslüman çalmaz, çaldırmaz, soymaz</span><br />
<span style="color: #000000;"> soydurmaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman sülale boyu köşeyi dönmez…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman Karun gibi zengin</span><br />
<span style="color: #000000;"> olmaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Gizli servet ve hesap sahibi olmaz…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Müslüman açık ve şeffaf</span><br />
<span style="color: #000000;"> olur…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Neyi var, neyi yok ürkmeden, korkmadan açıklayacak temizlikte</span><br />
<span style="color: #000000;"> olur…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman burnu büyük kasıntı olmaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman ne oldum diye kabarmaz,</span><br />
<span style="color: #000000;"> ne olacağım diye bugünden geleceğini düşünür…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman hangi mevki ve makamda</span><br />
<span style="color: #000000;"> olursa olsun:</span><br />
<span style="color: #000000;"> Faşist olmaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Diktatör olmaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Baskıcı</span><br />
<span style="color: #000000;"> olmaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Külhanbeyi kabadayı olmaz…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Müslüman kadirşinas ve “Ata”sına</span><br />
<span style="color: #000000;"> saygılı olur…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Utanmaz, nankör olmaz…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Müslüman ülkesiyle, vatanıyla,</span><br />
<span style="color: #000000;"> bizim ülkemizde Türklüğü ile gurur duyar&#8230;</span><br />
<span style="color: #000000;"> Devletine sahip çıkar, kafir</span><br />
<span style="color: #000000;"> kefere’nin önünde dimdik durur…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Müslüman hesap sorarken, kendi de hesap</span><br />
<span style="color: #000000;"> verir…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman milletin vicdanını kanatan yolsuzlukları, soygunları</span><br />
<span style="color: #000000;"> kapatmanın, örtbas etmenin baş mimarı olmaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman adalete, hakka hukuka</span><br />
<span style="color: #000000;"> saygılı olur…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman kendisisin de bir gün hesap vereceğini</span><br />
<span style="color: #000000;"> bilir…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman mevki ve makamların esiri ve küstahı olmaz…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman,</span><br />
<span style="color: #000000;"> gizli, karanlık işlerin peşinden koşmaz…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Müslüman bu dünya işlerinde</span><br />
<span style="color: #000000;"> yaptığı haksızlıklar, adaletsizlikler, baskılar, zulüm için öbür cihanda hesap</span><br />
<span style="color: #000000;"> vereceğini iyi bilir…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Çalıp çırpmaktan, haksız yollardan sülale boyu zengin</span><br />
<span style="color: #000000;"> olmaktan korkar…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Eşini dostunu, yakınlarını ve çevresindeki yalakaları,</span><br />
<span style="color: #000000;"> haksız yollardan zengin etmenin kaynağı olmaz…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Müslüman Kur’an emri</span><br />
<span style="color: #000000;"> gereği sürekli “kenz” (aşırı servet biriktirmesi) yapmaz “infak” yapar. Yani</span><br />
<span style="color: #000000;"> aşırı servet sayılacak varlığını ihtiyaç sahiplerine dağıtır&#8230;</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman önce</span><br />
<span style="color: #000000;"> gerçek manada iyi insan olur.</span><br />
<span style="color: #000000;"> Kötülüklerden ari kalır, ondan sonra ibadetinin</span><br />
<span style="color: #000000;"> (namazının) mana ve önemi olur…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Müslüman gösteriş ve reklam için namaz</span><br />
<span style="color: #000000;"> kılmaz.</span><br />
<span style="color: #000000;"> Çıkar için gösterişli namaz kılanlar, Kur’an’ da ki “Maun” süresinin</span><br />
<span style="color: #000000;"> ilgili ayetlerinde kendilerini bulurlar…</span><br />
<span style="color: #000000;"> Kısaca….</span><br />
<span style="color: #000000;"> Müslüman olmanın ve</span><br />
<span style="color: #000000;"> Allah’ın sevgili kulu olmanın tek yolu,</span><br />
<span style="color: #000000;"> Her hal ve koşulda,</span><br />
<span style="color: #000000;"> Önce “adam</span><br />
<span style="color: #000000;"> gibi adam” olmaktan geçer…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bilmem anlatabildik mi?</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu yazı, belli</span><br />
<span style="color: #000000;"> kişi ve kişileri hedef olarak yazılmamıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;"> Ancak, alınanlar ve gocunanlar</span><br />
<span style="color: #000000;"> olursa, o onların sorunu ve takdiridir…</span><br />
<span style="color: #000000;"> İlanen</span><br />
<span style="color: #000000;"> duyurulur…</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihibakis.com/musluman-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ARKANDAN NELER SÖYLEDİLER BİLİYOR MUSUN ?</title>
		<link>http://www.tarihibakis.com/1017/</link>
		<comments>http://www.tarihibakis.com/1017/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Nov 2011 19:13:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihibakis.com/?p=1017</guid>
		<description><![CDATA[Arkandan neler söylediler merak ediyor musun? İçkici dediler, kadın düşkünü dediler, dinsiz dediler, faşist dediler. Son zamanların modası da diktatör Atatürk. Ülkeye öyle bir demokrasi getirmişsin ki sana diktatör diyebiliyor yani. İleri demokrasi… Bunu söyleyen de bir kadın. Sen, Türk kadını ayaklar altında ezilmeye değil, omuzlar üstünde yükselmeye layıktır, demedin zaten… Savaşta da Nene Hatun&#8230; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.ataturkinkilaplari.com/depo/ataturk_posterleri/SDANBV-ataturk-yeniceri-kiyafeti-ile-balo-da.jpg" alt="" width="331" height="518" /><img class="alignnone" src="http://resim.bilgicik.com/ataturk/ataturk_2.jpg" alt="" width="277" height="523" /></p>
<p>Arkandan neler söylediler merak ediyor musun?</p>
<p>İçkici dediler, kadın düşkünü dediler, dinsiz dediler, faşist dediler.</p>
<p>Son zamanların modası da diktatör Atatürk. Ülkeye öyle bir demokrasi getirmişsin ki sana diktatör diyebiliyor yani. İleri demokrasi…</p>
<p>Bunu söyleyen de bir kadın. Sen, Türk kadını ayaklar altında ezilmeye değil, omuzlar üstünde yükselmeye layıktır, demedin zaten… Savaşta da Nene Hatun&#8230; yanında değildi. Senin gibi diktatörle ne işi var Nene Hatun’un…</p>
<p>Arkandan neler yaptılar merak ediyor musun? Ülkenin temel kurumlarını sattılar. Limanlarına varasıya kadar… Sen, vatan toprağı kutsaldır, kaderine terke edilemez, demiştin. Kaderine terk etmediler, sattılar… Sen, ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türk’tü bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır, demiştin.</p>
<p>Şimdi yeni anayasa yapacaklar, Türklüğü anayasadan çıkarmaya çalışıyorlar. Türk Dil Kurumunu kurmuştun, Türkçenin yanına dil getirmeye çalışıyorlar. Şarkı yarışmasına bile İngilizce şarkı ile katılıyoruz, dediğin gibi çağa ayak uyduruyoruz.</p>
<p>Sen yurtta sulh cihanda sulh demiştin, şimdi haçlılar neredeyse biz oradayız.</p>
<p>Sen Libya’ya mücadele etmek için gitmiştin biz Fransız uçaklarından atılan bombalarla yaralananları getirmek için gittik. İnsanlıktan yanaymışız… Öyle diyorlar…</p>
<p>Milli ekonominin temeli ziraattır demiştin, Yunanistan ve ABD’den pamuk, Rusya’dan buğday, Fransa’dan arpa, Mısır’dan pirinç, Ukrayna’dan mısır, Sri Lanka’dan çay ithal ediyoruz çok şükür. Hayvancılığı geliştirmek için çiftlikler, veterinerlik fakülteleri kurdurmuştun, artık Avustralya’dan angus ithal ediyoruz. Et yesin halkımız değil mi? Yerli hayvan üreticisi mi? … O dün akşam satamadığı hayvanlar sebebiyle kendini yakmaya çalışıyordu…</p>
<p>Sen hayatta en hakiki en hakiki mürşit ilimdir, fendir demiştin, ASELSAN’da üç mühendis intihar etmiş. Milli çalışmalar yapan mühendisler…</p>
<p>Sen, yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye&#8217;nin istikbaline, kendi benliğine, millî an&#8217;anelerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir, demiştin, geçenlerde Milli Eğitim Bakanlığı görevlerinde değişiklik yaptı: Atatürk inkılap ve ilkelerine ve anayasada ifadesini bulan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan&#8230;&#8221; öğrenciler artık yetişmeyecek kusura bakma. Bu kısmı çıkardılar &#8230; Yeni yetişecek çocuklara küresel düzeyde rekabet etmeye yönelik bilgi ve beceriler aktaracağız. Milliyeti olmayan paracı gençlik yani…</p>
<p>Sen paradan haber ver Atam. Paranın milliyeti, dini olmaz… Sen, eğer bizim dinimiz akla, mantığa uygun bir din olmasaydı, mükemmel olmazdı, son din olmazdı, demiştin. Artık işlerimiz inşallahlar ile maşallahlar ile ilerliyor.</p>
<p>Dini anlayışımızı şu cümleler iyi özetliyor: Ölen madencilerimizin ardından; bu mesleğin kaderinde var, güzel öldüler. O konuda ben acı çekmediklerini ve fizik olarak da güzel öldüklerini buradan rahatlıkla söyleyebilirim.</p>
<p>Sen halkçılık ilkesinde kanun karşısında herkes eşit demiştin, bugün sınavlarda kopyalarla, atamalarda kayırmalarla bir gruba eşit davranılıyor. Eşitlik senin bildiğin gibi değilmiş kusura bakma Atam.</p>
<p>Sen eğitimde feda edilecek fert yoktur, demiştin. Her yıl değişen sınav sistemiyle feda etmediğimiz genç kalmadı çok şükür. Gençler sınav düşünmekten yorgun düştüler… Ülkemizdeki uyuşturucunun adı sınav oldu…</p>
<p>Sen, beni Türk hekimlerine emanet ediniz, demiştin. Biz yakında kendimizi yabancı doktorlara ve hemşirelere emanet edeceğiz. Ne yapalım doktor eksiği varmış…</p>
<p>Sen, bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz, demiştin. Yardım için Somali’ye sanatçı götürdüler geçenlerde. Kimleri götürdüler söylemek bile istemiyorum.</p>
<p>Ayasofya’yı camiden müzeye çevirdin diye seni dinsiz ilan edenler, Sümela’da ayin yapar oldu. Hain edip Yunanistan’a polis nezaretinde gönderdiğin papazın kemikleri İstanbul’a geldi, fener kilisesinin bahçesine gömüldü.</p>
<p>Sen Maden Tetkik Arama Enstitüsü kurup madenlerimizi değerlendirelim, demiştin. Kanadalı dostlarımız ilçemizde bakır madeni çıkarıyor. Herkes memnun, ilçe zenginleşti diyorlar. Basın milletin müşterek sesidir. Başlı başına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür, demiştin. Artık basın milletin değil ABD’nin, PKK’nın, cemaatin sesi oldu.</p>
<p>Ne mutlu Türküm diyene demek ırkçılık oldu. Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir, demiştin. Artık Türk milleti yok, Türkiyelilik var… Alt kimlik, üst kimlik var… Çok şey var da… Şimdi fark ettim. Son cümlelerden senin ırkçı olduğun da ortaya çıktı… Biz seni iyi tanıyamamışız kusura bakma…</p>
<p>MURAT ERDEM</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihibakis.com/1017/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>60 YIL ÖNCEKİ GAZETELERDE KURBAN BAYRAMI</title>
		<link>http://www.tarihibakis.com/60-yil-onceki-gazetelerde-kurban-bayrami/</link>
		<comments>http://www.tarihibakis.com/60-yil-onceki-gazetelerde-kurban-bayrami/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Nov 2011 14:23:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihibakis.com/?p=1013</guid>
		<description><![CDATA[  60 yıl önceki gazetelerde bayram 1930 ve 1950 yılları arasında yayımlanan gazetelerde Kurban Bayramı&#8217;yla ilgili yer alan haberler, ilanlar&#8230; İşte o gazete küpürleri: 22 Şubat 1937-Cumhuriyet Gazetesi-Kurban derilerini Tayyareye veriniz 24 Eylül 1950-Cumhuriyet Gazetesi-Kurban Bayramı neşeli geçiyor 24 Eylül 1950-Yeni Sabah Gazetesi-Kurban Bayramı neşeli geçiyor 15 Mart 1935-Zaman Gazetesi-Kurban Bayramı KAYNAK:DÜNYA BÜLTENİ &#160;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<div> </div>
</div>
</div>
<div>
<div>
<div><img title="60 yıl önceki gazetelerde bayram" src="http://www.dunyabulteni.net/resim/250x190/2011/11/06/15-mart-1935-zaman-gazetesi_1.jpg" alt="60 yıl önceki gazetelerde bayram" /></div>
<p><br clear="all" /></p>
<div>60 yıl önceki gazetelerde bayram</div>
<div>1930 ve 1950 yılları arasında yayımlanan gazetelerde Kurban Bayramı&#8217;yla ilgili yer alan haberler, ilanlar&#8230; İşte o gazete küpürleri:</p>
</div>
<p><br clear="all" /></p>
<div>
<p><img src="http://www.dunyabulteni.net/resim/250x190/2011/11/06/22-subat-1937-cumhuriyet-ga.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>22 Şubat 1937-Cumhuriyet Gazetesi-Kurban derilerini Tayyareye veriniz</strong></p>
<p><img src="http://www.dunyabulteni.net/resim/250x190/2011/11/06/24-eylul-1950-cumhuriyet-ga.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>24 Eylül 1950-Cumhuriyet Gazetesi-Kurban Bayramı neşeli geçiyor</strong></p>
<p><img src="http://www.dunyabulteni.net/resim/250x190/2011/11/06/24-eylul-1950-yeni-sabah-ga.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>24 Eylül 1950-Yeni Sabah Gazetesi-Kurban Bayramı neşeli geçiyor</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.dunyabulteni.net/resim/250x190/2011/11/06/15-mart-1935-zaman-gazetesi.jpg" alt="" /><br />
</strong></p>
<p><strong>15 Mart 1935-Zaman Gazetesi-Kurban Bayramı</strong></p>
<p><strong>KAYNAK:DÜNYA BÜLTENİ</strong></p>
</div>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihibakis.com/60-yil-onceki-gazetelerde-kurban-bayrami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>OSMANLI&#8217;NIN DEPREM FORMÜLÜ</title>
		<link>http://www.tarihibakis.com/osmanlinin-deprem-formulu/</link>
		<comments>http://www.tarihibakis.com/osmanlinin-deprem-formulu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Oct 2011 13:46:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihibakis.com/?p=1008</guid>
		<description><![CDATA[    2. Beyazıd depreme karşı önlem olarak şehrin muhtelif yerlerine 2 bin deprem kuyusu açtırmıştı   Dünya Bülteni/Haber Merkezi &#160; Osmanlı İmparatorluğu tarihinde ilk kez 2. Beyazıd&#8217;ın hükümdarlığı döneminde 1509&#8242;da depremle sarsılan İstanbul, 1556, 1766 ve 1894 depremlerinde de büyük hasar gördü. Araştırmacı-yazar Talha Uğurluel, 2. Beyazıd&#8217;ın,depreme karşı önlem olarak, yerin altında biriken gazı yerin üstüne vermek amacıyla, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<div style="text-align: center;"> </div>
</div>
</div>
<div>
<div>
<div><img class="aligncenter" title="Osmanlı'nın deprem formülü!" src="http://www.dunyabulteni.net/resim/250x190/2011/10/25/depremkuyusu.jpg" alt="Osmanlı'nın deprem formülü!" /></div>
<div> </div>
<div><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #000000; text-decoration: underline;"><strong>2. Beyazıd depreme karşı önlem olarak şehrin muhtelif yerlerine 2 bin deprem kuyusu açtırmıştı</strong></span></span></div>
<div><strong></strong> </div>
<div><strong>Dünya Bülteni/Haber Merkezi</strong></div>
<div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu tarihinde ilk kez 2. Beyazıd&#8217;ın hükümdarlığı döneminde 1509&#8242;da depremle sarsılan İstanbul, 1556, 1766 ve 1894 depremlerinde de büyük hasar gördü.</p>
<p>Araştırmacı-yazar Talha Uğurluel, 2. Beyazıd&#8217;ın,depreme karşı önlem olarak, yerin altında biriken gazı yerin üstüne vermek amacıyla, şehrin muhtelif yerlerine 2 bin deprem kuyusu açtırdığını belirterek, &#8221;Osmanlı&#8217;da ahşap ev, fay hattı üzerinde bulunan İstanbul için bilerek tercih edilmiş. Osmanlı&#8217;nın ahşap eve yönelmesi gelenek ve görenekten değil, depremdendir&#8221; dedi.</p>
<p>Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet&#8217;in 1453&#8242;te İstanbul&#8217;un fethinden sonra meydana gelen iki büyük deprem, 2. Bayazıd&#8217;ın hükümdarlığı dönemine denk geldi. Kentte 10 Eylül 1509 günü, gece saat 04.00&#8242;te meydana gelen deprem,İstanbul için çok yıkıcı oldu. &#8221;Kıyamet-i Sugra&#8221; yani &#8221;Küçük Kıyamet&#8221; olarak adlandırılan depremden sonra padişah Edirne&#8217;ye gitti.</p>
<p>Osmanlı hakimiyeti altındaki İstanbul&#8217;da 1509&#8242;dan sonra ikinci büyük deprem, 22 Mayıs 1766&#8242;da yaşandı. Kurban Bayramı&#8217;nın üçüncü gününe denk gelen deprem sırasında korkunç gürültüler işitildi ve bu gürültüleri yaklaşık 2 dakika süren bir sarsıntı takip etti. Bundan sonra 4 dakika kadar süren düşük şiddetli deprem oldu. Bu depremin artçısı olan sarsıntılar 8 ay devam etti. Depremde yaklaşık 4 bin kişi öldü, çok sayıda kişi de yaralandı.</p>
<p>İstanbul&#8217;u tarih boyunca etkileyen büyük depremlerden biri de 10 Temmuz 1894&#8242;te yaşandı. Deprem yaklaşık 18 saniye sürdü ve birbirini takip eden 3 dalga halinde etkisini hissettirdi.Tahminlere göre, bu depremde 280 kişi öldü, 298 kişi de yaralandı.</p>
</div>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihibakis.com/osmanlinin-deprem-formulu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Served from: www.tarihibakis.com @ 2012-05-20 13:46:30 -->
